Tek bir oyuncak ya da eşyasına aşırı bağlı olması normal mi?

Daha önce sizlere çocukların oyuncaklarını ve eşyalarını sahiplenici özelliklerinden bahsetmiştim. Çocukların sahiplenici yapısının ne zaman aşırıya kaçtığını, ne zaman normal yaş dönemi özellikleri içerisinde olduğunu anlatmıştım. Bu konuyla ilgili istisnai bir durum söz konusu yani bir çocuğun bir eşyasını ya da oyuncağını aşırı sahiplendiği ve bunun son derece normal ve sağlıklı bir şey olduğu durumlar var. Hani bir çocuk bazen bir oyuncağını, yastığını ya da yorganını bazen de biz yetişkinlere garip gelen herhangi bir eşyasını hiç yanından ayırmak istemez ya. O eşyasını biri aldığında, evde unuttuğunuzda ya da kaybolduğunda kıyamet kopar. Çocuk o kadar hassastır ki, o eşyasıyla ilgili bir yetişkine son derece mantıksız gelse bile, anne babalar çocuğun bu hassasiyetini görür ve çoğu zaman tam anlayamasalar da, buna saygı gösterirler. Yanlarından ayırmamaya, evden çıkarken unutmamaya özen gösterirler. Çünkü bilirler ki, bu spesifik eşya ya da oyuncak çocuklarını rahatlatır ve onlar için çok önemlidir.

İşte bu tarz spesifik eşya ya da oyuncaklara geçiş nesnesi diyoruz. Bunun özelliği çocuğun anneyle yaşadığı güvenli ve korunaklı ilişki dünyasından dış dünyaya geçişini, adaptasyonunu kolaylaştırmasıdır. Şunun gibi düşünebilirsiniz, bir bebek önce annenin memesini emer sonra biberona geçer. Biberon anneden bağımsız dış dünyadan bir nesne olmasına rağmen, işlevi gereği anneyi ve onunla kurduğu ilişkiyi hatırlatıcı özelliği vardır. Dolayısıyla çocuğun bu geçişle ilgili adaptasyonu daha kolay olur. İşte geçiş nesnesi aynı bu örnekteki gibi çocuğu rahatlatan, ona anneyi hatırlatan ve çevresine adaptasyonunu kolaylaştıran nesnelerdir.

Bu nesnenin ne olacağını aileler belirleyemez. Bu tamamen çocuğun yapabileceği bir seçimdir.  Bazı çocukların geçiş nesnesini bu kadar net bir şekilde gözlemleyebiliriz. Bazılarınınki ise sürekli oynadığı oyuncakları arasında olabilir ve bu kadar net göze çarpmayabilir. Genelde tek bir nesne olmakla birlikte zaman zaman birkaç tane nesne de seçebilirler. Bir çocuk özellikle battaniye ya da yastık gibi bir nesne seçtiyse, kokusunun bile değişmesi onu rahatsız eder. Çoğu anne bunu anladığı için, çocuğun o eşyasını yıkamadan olduğu gibi bırakır. Yapılması gereken de budur zaten. Aslında gözlemlediğimiz bir çok ebeveyn bu nesnelerin anlamını bilmese dahi çocuğun ihtiyaçlarını anlayıp, ona uygun şekilde davranmayı başarıyorlar. Ama bazen çocuk bu seçtiği nesneyi hiç elinden düşürmüyorsa, sadece onunla rahatlıyorsa, sadece onunla uyuyorsa, o olmadığında her seferinde ağlıyorsa ya da oyuncak yerine battaniye gibi daha garip gözüken ve her yere taşınması daha zor olan bir nesne seçtiyse, aileler bu gibi davranışların aşırıya kaçtığını ve normal olup olmadığını düşünebiliyorlar. Tüm bunlar son derece normal ve sağlıklı durumlar. Bazen de çocuğun tek bir nesneye ya da oyuncağa çok fazla bağlandığını ve başka şeylerle de oynaması gerektiğini düşünüp, o nesnelerden çocuğu uzaklaştırmaya çalışabiliyorlar. Burada gördüğünüz gibi çocuğun nesneye yüklediği anlam herhangi bir oyuncaktan çok daha öte. Bu yüzden çocukları seçtikleri geçiş nesnelerinden uzak tutmak, o nesneyi atmak ya da başkasına vermek çocuk için son derece travmatik olabiliyor. Zaten zamanı geldiğinde, çocuğunuzun o geçiş nesnesine ihtiyacı kalmadığında, kendiliğinden bu durumun geçtiğini hatta bir süre sonra o nesnenin sıradan bir şey haline geldiğini göreceksiniz. 

Elbette bu durum 6 yaşındaki bir çocukta genelde bu kadar yoğun yaşanmaz. Ama 2-3 yaşlarında bir çocuğun hala bu kadar yoğun yaşaması da son derece normal. Bu tarz nesneler özellikle çocukların ana okuluna başlama döneminde çok işlevsel oluyor. Elbette öğretmenin de bunu bilip, ona göre davranması önemli. Çocuğunuzun bu tarz bir geçiş nesnesi varsa, okula başlama döneminde mutlaka onu da yanında götürmesine izin vermenizi öneririm. Ve mutlaka bu konuda öğretmenini uyarın. Özellikle ilk günlerden, o nesneyi hiçbir durumda öğretmen çocuktan almamalı ve başka çocuklarla paylaşmasını beklememeli. Bunlara dikkat edildiği takdirde çocuğunuz için okula alışmak, geçiş nesnesi sayesinde daha kolay olacaktır. 

Ben geçiş nesnesini şuna benzetirim, bazen terapide bir çalışma yapmadan önce danışanımızdan zihninde kendileri için güvenli bir alan seçip, zihinlerinde orayı canlandırmalarını isteriz. Düşündüklerinde kendilerini iyi, rahat, huzurlu, mutlu ve güvende hissedecekleri bir yer olmalı burası. Genelde danışanı zorlayıcı bir anı üzerinde çalışmadan hemen öncesinde ve sonrasında bunu yapmalarını isteriz. İşte geçiş nesnesi de çocuklar için bu işlevi görüyor, onların güvenli alanını yaratıyor ve gerektiğinde onları sakileştiriyor. Çocuğun anneyle kurduğu güvenli, korunaklı, sevgi dolu alandan dış dünyanın bilinmezliğine geçerken kendine böylesine kolaylaştırıcı bir şey seçebiliyor olması son derece sağlıklı bir durum. Hepinize çocuklarınızla birlikte huzur ve güven dolu günler dilerim.

Paylaşmak ister misin?