OYUN: Mutlu Çocuktan Çok Daha Fazlası
Her anne baba çocuğunun mutlu olmasını ister. Çocuğun mutluluğu, ailenin mutluluğunun yapı taşlarındadır. Peki hiç düşündünüz mü, çocuğu en çok ne mutlu eder? Oyuncaklar mı? Pahalı hediyeler mi? Eline verilen tabletler ya da ekran önünde geçirdiği zaman mı?

“Çocuklar sizi onlara sunduğunuz maddi imkanlarla değil, onlara verdiğiniz değerle hatırlar” diyor güzel bir söz. Küçük bir çocuğu en mutlu eden şeylerin başında, ailesiyle geçirdiği zaman gelir. Dolayısıyla ona değer verdiğinizi göstermenin en iyi yolu, mümkün olduğunca birlikte zaman geçirmektir.

Modern hayatın yoğunluğunda bunu yapmak ne kadar mümkün?

Her aile elbette çocuğu için en iyisini yapmak ister ama bazen günün yorgunluğu, stresi sonrasında çocukla zaman geçirmek keyiften çok zorunluluk halini alabilir. İşten yorgun argın eve dönünce kendinizi koltuğa bırakıp, televizyonda çocuğa uygun bir kanal açmak ya da eline tableti tutuşturmak en kestirme çözüm gibi görünebilir. Endişelenmeyin, bunlar son derece insani tepkiler.

Bununla birlikte, en kestirme çözüm her zaman en sağlıklı çözüm değildir. Geçen zaman geri gelmiyor ve çocuğunuzun sizinle birlikte olmaya ihtiyacı var. Dahası, çocuğunuz durumun son derece farkında.

Peki o halde günlük hayatın gerçekleriyle çocuğunuzun ihtiyaçlarını en iyi nasıl dengelersiniz? Suçluluk hissetmeden, kendinizi de ihmal etmeden, birlikte verimli ve keyifli zaman geçiremez misiniz?

İyi haber şu ki, çocukla geçirilen zamanın miktarından çok, o süreyi nasıl geçirdiğiniz önemli. Asıl farkı yaratan, bedenen ve ruhen orada olmanız, birlikteyken ona odaklanmanız. Moda tabiriyle, birlikte “kaliteli zaman” geçirmek… Çocuğun gözlerinin içine bakarak onu dinlediğiniz ya da sohbet ettiğiniz tek bir dakika, gözünüz telefonunuzdayken onu “dinlermiş gibi yaptığınız” 10 dakikadan çok daha kıymetli!

Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmenin en yararlı ve pratik yollarından biri de, onunla oyun oynamak. Üstelik birlikte oynayacağınız oyunun çocuğa faydaları saymakla bitmez. Neymiş bu faydalar, gelin birlikte bakalım:

- Güçlü aile bağları. Çocukla oynamak, onun dünyasıyla ilgilendiğinizi, ona değer verdiğinizi gösterir. İnanın, ona alacağınız pahalı hediyelerin hiçbiri, birlikte oynayacağınız oyunun yerini tutmaz. Çocuğun gönlünde taht kurmanın, zihninde yer etmenin en iyi yoludur oyun… Aranızdaki iletişimi ve ilişkiyi güçlendirmenin en pratik yollarından biridir.

- Oynayın, zekası gelişsin. Oyunun faydası sadece duygusal değildir. Araştırmalar çocuğun 5 yaşına kadar ailesiyle olan diyaloğunu, başarısında ve zeka gelişiminde en önemli faktör olduğunu gösteriyor. Oyun öğrenmeden çalınan zaman değildir, aksine, tam da öğrenme zamanıdır!

- Beceri kiti. Oyun, çocuğun becerilerini geliştirmenin de en eğlenceli yoludur. Çocuklar beceri kitiyle doğmaz; onlara bu becerileri kazandıran ilk okul, aileleridir. Oyunda edinilen beceriler sayesinde çocuk sosyal hayatı yönetmeyi öğrenir. Motor becerileri, liderlik becerileri, zihinsel becerileri gelişir.

- Duygusal zeka. Oyun hayat başarısında IQ’dan daha önemli olan duygusal zekayı da geliştirir. Çocuğunuz sizinle etkileşim halindeyken duygularını kontrol edebilme becerileri gelişir. Zorlandığı yerde destek verdiğinizde, ona işbirliğinin güzelliğini öğretirsiniz.

- Oyunun bünyeye faydaları. Oyunun sağlığınıza da faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Anne babalar çocuklarıyla oyun oynadığında, oksitosin hormonunun arttığı görülmüş. Oksitosin, aşk hormonu, sevgi hormonu, güven hormonu gibi isimlerle de biliniyor, yani iyi şöhretli, sevdiğimiz hormonlardan! İşte çocukla oynanan oyun da oksitosin salgılatıyor. Sevgi ve güven duygusu, bedenlere dalga dalga yayılıyor. Bir taraftan stres yaratan kimyasallar da azalıyor. Kısacası oyunun verdiği mutluluk sadece romantik bir iddia değil, bilimsel bir bulgu.

- Kardeşlere kara haber! Özellikle ebeveyn ve çocuk arasındaki oyun, çocuğun sosyal iletişimini daha iyi kurgulamasına yardım ediyor. Kardeşle oyunun da faydaları ayrı ama bu etkiyi anne babayla oynanan oyun daha çok sağlıyor. Anne baba, deneyimi ve bilgisiyle çocuğun hayal gücünün sınırlarını da genişletebiliyor. Üstelik başka bir çocukla oynamak ne kadar güzel olsa da, hiçbir şey anne babayla oynama hazzının yerini tutamaz. İnanmıyorsanız çocuğunuza kiminle daha çok oynamak istediğini sorun!

- Mindfulness’i çocuktan öğrenin. Modern hayatın kaosunda giderek popüler hale gelen anın içinde olmak nasıl bir şeydir? Merak ediyorsanız, oyun oynarken çocuğunuzu gözlemleyin. Anı yaşamak, çocuklardan sorulur. Bir saniye önce gözyaşları içindeyken, bir saniye sonra kahkahalara boğulabilen “şimdiki zaman” virtüözleridir onlar...

Oyun dışarıdan belli etmese de işte bu kadar önemli!

En önemlisi de ne biliyor musunuz? Çocuğunuz bir daha 3, 5, 7, 10 yaşında olmayacak. Keşke zamanı dondurabilseydik ama bugünün teknolojisiyle bu şimdilik mümkün değil!

Zaman uçup gidecek, kuşlar da yuvadan uçup gidecek. Geriye birlikte yaşanan anlamlı anlar, paylaşılan kahkahalar, keyifli sohbetler kalacak… Unutulmaz anılar inşa etmenin en naif yollarından biri, birlikte oyun oynamak.

Üstelik göreceksiniz, bu size de iyi gelecek.

Bahar Eriş

Dr. Bahar Eriş, çocuklarda zeka gelişimi ve üstün yetenek eğitimi üzerine odaklanmış bir akademisyen ve yazardır. Her Çocuk Üstün Yeteneklidir ve Anne Beynim Aç (Alfa) kitaplarının yazarıdır. 
Paylaşmak ister misin?