Çocukların korkuları konusunda onlara nasıl yardımcı olabiliriz?
Geçen hafta sizlerle çocukların yaş dönemi özelliklerine göre normal kabul edilen korkuları hakkında paylaşımda bulunmuştum. Bu hafta da sizlerle 3-7 yaş arasındaki çocukların biz yetişkinlere göre çok da gerçekçi olmayan bu korkuları hakkında onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi anlatmak istiyorum. Geçen hafta da dediğim gibi anahtar kelimemiz “Oyun”.  Çünkü oyun çocuklar için iç dünyalarıyla dış dünya arasındaki bağlantıyı kurma yoludur. Aynı zamanda onlar için bir duygusal deşarj alanıdır. Nasıl ki biz yetişkinler, bir konuda kaygılandığımızda, korktuğumuzda ya da üzüldüğümüzde, oturup birbirimizle konuşup dertleşiriz ve bu şekilde duygusal olarak rahatlarız. Hatta bazen karşımızdakine bir sorunu anlatırken olaya biraz daha dışarıdan baktığımız için çözüm yolları bulabiliriz. İşte çocuklar tüm bunları oyun yolu ile yapıyor. Bazen sadece onlara eşlik etmemiz bile yeterli oluyor ama söz konusu özellikle korkular olduğunda biraz desteğe ihtiyaç duyabiliyorlar. Peki bizler onlara bu konuda nasıl yardımcı olabiliriz?

Geçen hafta bahsettiğim palyaço, maske, böcek, yabancı korkusu gibi konularda yardımcı olmak, aileler için bir çözüm yolu bulmak genelde daha kolay oluyor. Fakat karanlık, hırsız, canavar, hayalet gibi konularda genelde daha çok zorlanılabiliyor. Çocuğunuz hayalet gelmesinden korktuğunu ya da odasında canavar olduğunu söylediğinde, genelde insanın ilk aklına gelen ona hayalet diye bir şey yoktur, korkmana gerek yok gibi cümleler söylemek oluyor. Fakat eminim bu tarz cümlelerin çok da işe yaramadığını siz de fark etmişsinizdir. Bu yüzden sizlerle bu konularda çocuğunuza yardımcı olabileceğiniz bazı oyun önerilerinde bulunmak istiyorum.


Canavar- Pencere Oyunu: Çocuğunuz canavar gelmesinden korktuğunu ya da odasında canavar olduğunu söylüyorsa, birlikte odasına gidin, saklanmış olan canavarı bulun, onun tutup pencereden dışarı yollayın. Ardından çocuğunuzla birlikte pencereleri kontrol edin, iyice kapalı olduğuna emin olun.  Elbette tüm bunları bir oyun içinde eğlenerek yapmanız önemli. Amaç çocuğunuzun duygusunu yok saymak yerine (ne kadar gerçek olmasa da o bunu hissediyor) duygusunu kabul edip, zihninde somut bir şekilde o canavarın odada olmadığını göstermek.

Hayalet Avcıları Oyunu: Hayalet avcıları filmini bir çok kişi hatırlar sanırım. Aslında oyunumuz buradan esinlenmiştir. Çocuğunuzla birlikte hayaletleri görebileceğiniz özel gözlüğünüzü takın ve elinizdeki alet sayesinde onları başka bir yere gönderin. Hatta bunu yaparken filmdeki gibi bir müzik bile kullanabilirsiniz isterseniz. Merak etmeyin bunu yaparak hayaletin gerçekliğini kabul etmiş olmuyorsunuz, çocuğunuz zaten bunun bir oyun olduğunun farkında olacaktır. Ama gene de hayalet kelimesi sizi rahatsız ediyorsa, siz gene hayaletlerin olmadığını anlatın. Ardından korktuğu şeye bir isim vermesini isteyin ve oyuna bu şekliyle devam edin.

Karanlık için Gölge Oyunları: Bu oyun zaten bizim bu ayki etkinlik seti temamız. Karanlıktan korkan bir çocuk için bunu yenmenin en kolay yolu, korkulacak bir şey olmadığını deneyimlemesi. Bunu da en rahat oyun yoluyla yapabilir. Gölge ve ışık oyunları sayesinde karanlıktayken de oyun oynayabildiğini ve aslında karanlığın korktuğu gibi kötü bir şey olmadığını tam tersi eğlenceli bir hale bile dönüşebileceğini görmüş olacak.

Resmi Komikleştirme:  Bu oyun tüm korkular için kullanılabilir. Önce çocuğunuzdan korktuğu şey her ne ise, bunun resmini çizmesini isteyin. Ama bunu olabilecek en korkunç haliyle çizmesini söyleyin. Ardından, çizdiği şeyi bu kez birlikte komikleştirin. Örneğin, palyaço burnu çizebilir, saçlarını rengarenk boyayabilir, ayakkabılarını kocaman yapabilir, üzerinde gülen yüz desenleri olan bir kıyafet çizebilirsiniz. Eğer ilk çizdiği resimde bir hikaye varsa, bunu da komikleştirin. Öncelikle çocuğunuzun yapmasına izin verin, bir şey bulamadığı takdirde örnek verin ya da sorularla rehberlik edin ve gerisini ona bırakın. Merak etmeyin çocukların hayal güçleri sonsuz mutlaka bir yol bulacaktır. Buradaki amacımız da gene çocuğun kafasında yarattığı korku nesnesini, önce çizim yoluyla somutlaştırmak böylece daha bilinir bir hale sokmak. (Bilinmezlik her zaman daha korkutucudur) Ardından bu nesneyi korkulacak olan bir şeyden komik olan hatta güldürebilecek bir şeye dönüştürmek. Bu çalışma daha büyük yaştaki çocuklarla da uygulanabilir.


Bu oyunlar elbette birer örnek, amacını anladıktan sonra siz de çocuğunuzla birlikte daha farklı oyunlar da yaratabilirsiniz. Hepinize çocuklarınızla birlikte bol oyunlu, keyifli günler dilerim.


Uzm. Psk. Melis Özmen


Paylaşmak ister misin?