Çocuğunuzun Beynini Bilimle Besleyin! - 2. Bölüm
Geçtiğimiz hafta beynimizi nasıl daha verimli çalıştırabileceğimize dair önerilerimi paylaşmıştım. Bu hafta önerilerime devam etmek istiyorum.

Bu yazıyı okurken, geçtiğimiz hafta da önerdiğim gibi şu soruları kendinize sormanızı tavsiye ederim: Bunları yapıyor muyum? Çocuğum bunları yapıyor mu? Yapmamanın sonuçlarını nasıl yaşıyor olabiliriz?

Beyin dostu sudoku.
Sudoku gibi beyin kaslarını geliştiren bulmacalar, satranç ve go gibi odaklanmaya yardımcı oyunlar oynayabilirsiniz.

Bir veli tanıyorum. Çocuğuna hiperaktif tanısı koyacaklardı. İlaç kullanması önerildi. Veli bunu reddetti. Önce satrancı denemek istediğini söyledi, çünkü kendisi de satranç öğretmeniydi ve satrancın dikkati arttırdığına defalarca şahit olmuştu. Gerçekten de çocuk satranca başladıktan sonra odaklanma kabiliyeti arttı. Türkiye’de ve dünyada şampiyonluklar kazandı. Hiperaktivite tanısı da ortadan kalktı. Denemeye değer.

Kaliteli uyku kaliteli düşünceler doğurur.
İyi uyku, kaliteli bir beyin için çok önemli. Einstein günde 10 saatten fazla uyuyormuş! Çok uyuduğu için çok zeki demek temelsiz bir çıkarım olur ama iyi uyumasaydı belki bu kadar sağlam bir beyni olmazdı, çünkü uykusuzluk beyin hücrelerini öldürüyor.

Uyku, öğrenme potansiyelini ve zihinsel performansı da arttırıyor. Almanya’da 18-32 yaş arası kadın ve erkeklerle yapılan bir araştırmada, katılımcılara bir dizi karmaşık matematik problemi verilmiş. Uykusunu alan grup, uykusuz gruba göre üç kat daha başarılı olmuş.

Kısacası, yastığınızla daha fazla zaman geçirin. Ayrıca aranızda düzenli bir ilişki olsun, çünkü uyku süresi kadar uyku düzeni de beynin iyi çalışması için önemli.

Beyin ne zaman zirvede?
Beyni araştıran bilim insanları, en iyi performansı sabah gösterdiğini söylüyor: Hatta tam olarak, yataktan kalktıktan sonraki 2-4 saat içinde beyin zirvede. Yani çocuğunuz sabah 7’de kalkıyorsa, 8-10 arası en iyi performansı gösteriyor. Bu neden mi önemli? Okuma, yazma, analiz, derin düşünme gibi beyin-yoğun işleri bu saatlere denk getirirseniz sonuçlar daha verimli olabilir. Bu saatlerde beyin uykusunu almış, dinlenmiş ve enerjik. Böylece çocuğunuz yaptığı işe daha iyi odaklanabilir.

Yazarlar beyninizi ve kalbinizi beslemek için var!
Kitap okumak da zihin kaslarını çalıştırıyor. Erken dönemde kitap okuma; çocukların okul çağında başarısına, hayal gücünün artmasına; empati, iletişim, dinleme, konsantrasyon gibi becerilerinin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Ayrıca çocukla kitap okumak, anne baba ve çocuk arasındaki iletişimi ve duygusal bağı geliştirmeyi de sağlıyor. Düzenli kitap okumak demek her seferinde yeni sözcüklerle karşı karşıya gelmek demek. Dolayısıyla erken dönemde ve sık kitap okumak sözel yeteneğin gelişmesinde çok önemli rol oynuyor. Bu tür ailelerde büyüyen çocuklar henüz 2-3 yaşındayken bile, farklı koşullardan gelen çocuklara göre çok ileride oluyor.

Gönül bağı nasıl ki duygular üzerinden kuruluyorsa, beyin bağı da ağırlıklı olarak anlam üzerinden kurulur. Ortak anlam bağları kurmak, ortak düşünceleri beraber üretmek ve tüketmekle güçlenir.

Fast-food’dan uzak, başarıya yakın!
Düzenli ve doğru beslenme beynin düzgün çalışması için çok önemli. Özellikle balık, beyin denince en çok akla gelen besinlerden biri. Haftada bir kez yağlı balık tüketmek fayda sağlıyor.

Bunu yapamıyorsanız en azından Omega 3 ve Omega 6 yönünden zengin takviyeler almanız önemli. İsveç’te 4000 genç erkek ile yapılan çalışmada, haftada iki kez balık yemeninin zeka testinde sözel ve görsel skorlarını %10’ün üzerinde arttırdığı tespit edilmiş.

Journal of Epidemiology and Community Health dergisinde yayınlanan bir araştırmada da, 4000 çocuğun beslenme alışkanlıkları ile IQ testi sonuçları arasındaki ilişkiye bakılmış. Taze meyve, sebze, et, balık, tahıllı gıdalar alan ve işlenmiş gıdaları daha az tüketen çocukların, işlenmiş gıdalar tüketen çocuklara göre IQ skorları daha yüksek çıkmış. Fast-food’dan ve ambalajlı yiyeceklerden ne kadar uzak durursak, beynimiz başarıya o kadar yakın oluyor.

Çok şeker yiyen çok çeker.
Hem tartıda, hem de hayatta çok çeker! Fazla şeker tüketimi, uzun vadede, öğrenme ve hafızaya olumsuz etki ediyor. Yüksek miktarda şeker alındığında, duru düşünme yeteneğimiz sekteye uğruyor.

TV’yi kapalı tutuyor musunuz?
American Journal of Preventative Medicine’da 2010’da yayınlanan bir araştırmada, 4000 kişinin genel zeka düzeyine ve her gün ne kadar TV izlediklerine bakılmış. En çok TV izleyenler, en düşük skorları almışlar. Iowa Devlet Üniversitesi’nin bir araştırmasında da iki saatten fazla TV izleyen öğrencilerin dikkat bozukluğu teşhisi iki kat daha yüksek çıkmış.

TV, çocuğun beyin gelişimine de zararlı. Televizyon karşısında pasif bir şekilde bekleyen çocuğun beyni, yeni hücre bağlantıları kurmakta zayıf kalıyor. Ayrıca, fiziksel hareketsizlik, çocuğun dengeli bir şekilde gelişmesini sınırlıyor.

Zamanını sürekli televizyon izleyerek, bilgisayar oynayarak, telefonundan mesajlar atarak geçiren bir çocukla; spor yapan, müzik dinleyen, ailesiyle zaman geçiren, eğitsel faaliyetlere katılan bir çocuğun beyni farklı biçimlerde gelişecektir. Beynin ne yönde gelişeceğini, faaliyetlerin kalitesi belirler.

Çocuğunuzun zihinsel zevklerini zenginleştiriyor musunuz?
Charles Darwin, “Hayatımı bir kez daha yaşamak zorunda kalsaydım, haftada en az bir kere şiir okumayı ve müzik dinlemeyi kural haline getirirdim. Belki böylece, beynimde şu anda zayıflamış kısımları aktif tutabilirdim” demiş.

Darwin gibi siz de şiir okuyabilirsiniz. Her gün güzel özdeyişler okuyabilirsiniz. Güzel bir resme ya da fotoğrafa bakabilirsiniz. Sevdiğiniz bir müziği isterseniz gözünüz kapalı halde dinleyebilirsiniz. Gözünüzü açtığınızda beyniniz daha iyi çalışıyor olabilir!

Çocuğunuzun beynini motive ediyor musunuz?
Günde aklımızdan ortalama 70 bin düşünce geçiyormuş. Hayatınızda görmek istemediklerinizi değil, istediğiniz sonuçları aklınızın odağında tutun. Olumlu şeyler düşünmek, olumlu sonuçları çoğaltıyor. İnsan beyni, odaklandığı noktadan genişlemeye başlıyor.

Beynimizi doğru kullanmaya dair başka bir çok öneri var. Yalnız, bunları okumak yetmiyor. İşe yaramaları için uygulamaya da koymak gerekiyor.

Ülkemizde daha çok beynin tedavüle girmesi dileğiyle...

Dr. Bahar Eriş 
"Her Çocuk Üstün Yeteneklidir" ve "Anne Beynim Aç" kitaplarının yazarı












Paylaşmak ister misin?